1Temel Kavramlar: Loyal Wingman, CCA, MUM-T ve Otonomi
MQ-28 Ghost Bat, YFQ-42A, YFQ-44A, X-BAT ve VENOM programlarının karşılaştırmalı analizine geçmeden önce açık ve tutarlı bir kavramsal temel oluşturmak gerekir. Yeni nesil insansız sistemlere ilişkin terminoloji kamuoyunda çoğu zaman birbirinin yerine kullanılsa da her terim, incelenen platformların operasyonel kavramlarını ve mimari yaklaşımlarını anlamak açısından önemli farklılıklar taşır. Bu bölüm, kaynaklarda kullanıldığı biçimiyle dört temel kavramı — Loyal Wingman, Collaborative Combat Aircraft (CCA), Manned-Unmanned Teaming (MUM-T) ve Otonomi — açıklamaktadır. Bu tanımlar, sonraki bölümlerde görev paylaşımı ve kontrol paylaşımı mimarilerini incelemek için temel oluşturacaktır.
Loyal Wingman terimi, insanlı bir askerî uçakla yakın koordinasyon içinde çalışmak üzere tasarlanmış insansız bir hava aracının operasyonel rolünü veya görev konseptini tanımlar. Resmî bir sınıflandırmadan çok bir kabiliyet tanımıdır. Temel fikir, insansız sistemin destek unsuru olarak görev yaptığı ve insanlı platformun vurucu gücünü, beka kabiliyetini ve durumsal farkındalığını artırdığı “akıllı insan-makine takımı” oluşturmaktır. Loyal Wingman görevleri ISR, elektronik harp, aldatma, düşman hava savunmasının bastırılması (SEAD) ve doğrudan taarruz görevlerini kapsayabilir.
Avustralya Kraliyet Hava Kuvvetleri (RAAF), Loyal Wingman konseptinin daha küçük hava kuvvetlerinin geleneksel sınırlı kuvvet yapısından çıkarak kitlesel hava gücü yaklaşımına yönelmesine imkân sağlayabileceğini belirtmiştir. MQ-28 Ghost Bat, insanlı uçakları gözetleme ve savunma kabiliyetleriyle desteklemek üzere tasarlandığından bu terimle sıkça tanımlanır. Collaborative Combat Aircraft (CCA) ise ABD Hava Kuvvetlerinin yeni bir insansız muharip uçak sınıfı geliştirmeye yönelik programının resmî adıdır.
CCA programı, F-35 ve gelecekteki NGAD gibi beşinci ve altıncı nesil muharip uçaklarla Loyal Wingman rolünde iş birliği yapacak otonom insansız uçaklar geliştirmek üzere yapılandırılmıştır. YFQ-42A ve YFQ-44A, CCA çatısı altında geliştirilen somut prototiplerdir. USAF, CCA’ları insanlı savaş uçaklarıyla birlikte çalışarak sensör ve silah kapasitesini artıran, jet motorlu, yarı otonom Group 5 insansız uçaklar olarak öngörmektedir. Programın hedeflerinden biri “affordable mass”, yani uygun maliyetle sayısal güç oluşturarak tehdit alanının içinde ve dışında güç projeksiyonu yapabilecek yüksek-düşük kabiliyet karışımı yaratmaktır.
CCA’ların geliştirilmesi, hava muharebesi doktrininde temel bir değişimi temsil etmektedir. Manned-Unmanned Teaming (MUM-T), insanlı platformlarla insansız sistemlerin nasıl etkileşim ve iş birliği yapacağını tanımlayan operasyonel doktrindir. İnsanlı ve insansız uçakların yakın biçimde birlikte uçtuğu, veri paylaştığı ve tek bir bağlantılı ağın parçaları gibi hareket ettiği sürekli bir uçuş operasyonunu ifade eder. Bu yaklaşım, İHA’ların uçuşun tüm aşamalarında uzaktan kontrol edildiği geleneksel operasyonlardan önemli ölçüde farklıdır.
MUM-T, kavramsal bir hedeften operasyonel bir doktrine dönüşmekte ve hava gücünün tasarlanma ve kullanılma biçimini değiştirmektedir. Bu yazıda incelenen MQ-28, YFQ-42A, YFQ-44A, X-BAT ve VENOM programlarının tamamı farklı ölçülerde MUM-T ilkelerine dayanır. Amaç, insanın stratejik gözetim ve muhakemesini makinelerin karmaşık taktik icra kabiliyetiyle birleştirerek takım performansını artırmak ve pilot iş yükünü azaltmaktır. Otonomi ise insan ile makine arasındaki ilişkiyi belirleyen temel teknik ve kavramsal unsurdur.
Bu yazı katı bir Seviye 1–4 sınıflandırması yerine otomasyon seviyelerini esnek bir kavramsal çerçeve olarak kullanmaktadır. Uçuş Otonomisi; kalkış, iniş ve önceden programlanmış rotaları takip etme gibi temel işlevleri kapsar ve modern İHA’ların çoğunda bulunur.
Buna karşılık Görev Otonomisi, yeni nesil Loyal Wingman sistemlerinin ayırt edici özelliğidir. Yapay zekâ destekli bu kabiliyet, uçağın insan operatör tarafından verilen üst düzey hedeflere dayanarak karmaşık ve dinamik görevleri icra etmesini sağlar. Örneğin operatör “savunma amaçlı hava devriye yörüngesi oluştur” komutunu verebilir; otonom sistem ise gerekli manevraları, sensör yönetimini ve formasyonun korunmasını kendi belirler. Başka bir ifadeyle insan “ne” yapılacağını, yapay zekâ pilot ise bunun “nasıl” yapılacağını belirler.
İncelenen platformlarda öne çıkan doktrinel yaklaşım Human-on-the-Loop (HOTL) modelidir. İnsan operatör sistemin eylemlerinden haberdar olmaya devam eder ve gerektiğinde yapay zekâya müdahale etme veya onu devre dışı bırakma yetkisini korur. VENOM programında insan pilot, yapay zekânın eylemlerini denetlemek üzere sürekli kokpitte bulunur. Bu model, muharebe otonomisine güven oluşturmanın önemli bir aşaması olarak görülür; sürekli insan girdisi gerektiren human-in-the-loop ile ölümcül eylemlerde insanın tamamen devre dışı kaldığı human-out-of-the-loop yaklaşımları arasında konumlanır.
Kaynakta, Loyal Wingman pazarında human-on-the-loop segmentinin %44 payla öne çıktığı belirtilmektedir.
2MQ-28 Ghost Bat: Entegre ve Düşük Operatör İş Yüklü Model
Boeing ile Avustralya Kraliyet Hava Kuvvetleri (RAAF) iş birliğiyle yürütülen MQ-28 Ghost Batt programı, insanlı-insansız takımlaşmanın olgun ve yüksek derecede entegre bir örneğini temsil eder. Kontrol mimarisi, insansız sistemi insanlı filonun etkili ve beka kabiliyeti yüksek bir uzantısı hâline getirirken insan operatörün bilişsel iş yükünü en aza indirmeyi hedefler. Ghost Bat bağımsız bir unsurdan ziyade, üst düzey komutları taktik bağımsızlıkla icra eden güvenilir bir ajan olarak ele alınır.
Görev paylaşımında insan operatörün rolü ağırlıklı olarak stratejik ve denetleyicidir. Sistem, insanın hedefi (“ne”) ve tetikleme anını (“ne zaman”) belirlediği, uçağın ise en uygun icra yolunu (“nasıl”) otonom olarak seçtiği hedef odaklı yetki devri ilkesine dayanır. Boeing ve RAAF tarafından gerçekleştirilen bir canlı atış testinde MQ-28’e görev boyunca yalnızca dört üst düzey komut verildiği aktarılmıştır: kalkışı başlat, savunma hava devriyesi oluştur, hedefe angaje ol ve geri dön.
Bu, yüksek düzeyde devredilmiş otonomiye işaret eder. İnsan komutan uçağın her manevrasını yönetmek yerine görev niyetini aktarır; platform üzerindeki otonomi seyrüsefer, sensör yönetimi ve silah kullanımının ayrıntılarını üstlenir. Böylece pilotlar tek tek araçların mikro yönetimi yerine daha geniş görev hedeflerine odaklanabilir.
Aralık 2025 testinde Ghost Bat, RAAF E-7A Wedgetail ve F/A-18F Super Hornet ile birlikte çalıştı. E-7A birincil sensör ve hedefleme düğümü olarak tehdide ilişkin ilk bilgiyi sağlarken, MQ-28 atıcı rolünü üstlenerek AIM-120 AMRAAM kullandı. Bu yapı, yüksek durumsal farkındalığa sahip insanlı platformun “beyin”, Ghost Bat’in ise yüksek değerli insanlı unsurun riskini azaltan “kas” işlevi gördüğü belirgin bir görev paylaşımı ortaya koyar.
Sensör füzyonu insanlı platform düzeyinde gerçekleşir ve nihai hedefleme çözümü angajman için Ghost Bat’e aktarılır. Böylece MQ-28, hava muharebe unsurunun erişimini ve beka kabiliyetini genişleten bir araç hâline gelir. İletişim kaybına ilişkin ayrıntılı prosedürler kaynaklarda verilmemekle birlikte, “güvenilir otonomi” yaklaşımı bağlantı bozulduğunda platformun tamamen işlevsiz kalmaması üzerine kuruludur.
Kaynaklarda kesin prosedürler açıklanmadığından, iletişim kaybı sonrasında uygulanacak davranışlar çıkarım düzeyindedir. Platformun son talimatlarını sürdürmesi, belirlenmiş yörüngede beklemesi, üsse dönüş prosedürüne geçmesi veya iletişim yeniden kurulana kadar önceden tanımlı acil durum davranışlarını uygulaması olası modeller arasında gösterilmektedir.
Genel tasarım yaklaşımı, insan operatörü üst düzey görev planlayıcısı olarak konumlandırırken Ghost Bat’in kendi uçuşunu ve görev icrasını yönetmesini sağlar. Bu ilişki, insanlı ve insansız unsurların birbirini tamamladığı düşük iş yüklü bir takım modeli oluşturur.
3YFQ-42A: Modüler Açık Mimari Test Platformu
General Atomics Aeronautical Systems (GA-ASI) YFQ-42A prototipi, USAF Collaborative Combat Aircraft (CCA) programının temel platformlarından biridir ve modüler, açık mimarili sistemlere geçişi temsil eder. Platform, Autonomy Government Reference Architecture (A-GRA) çerçevesi üzerinden üçüncü taraf görev otonomisi yazılımlarını entegre edip çalıştırabilen bir test ortamı olarak öne çıkar.
YFQ-42A’da görev ve kontrol paylaşımı HOTL yaklaşımını izler. İnsan operatör denetim yetkisini korurken otonomi katmanı taktik icrayı üstlenir. Platform, RTX Collins Aerospace tarafından geliştirilen “Sidekick” görev otonomisi yazılımıyla dört saatlik yarı otonom bir uçuş testi tamamlamış; yerdeki insan operatör tarafından gönderilen üst düzey komutlar Sidekick tarafından icra edilmiştir.
Bu yapı gelişmiş bir iş bölümünü gösterir: insan genel görev niyetini ve hedefleri belirler, yapay zekâ destekli Sidekick ise karmaşık pilotaj ve görev yönetimi dâhil taktik icradan sorumlu olur. Operatör manuel uçuş yerine yapay zekânın performansını denetler ve daha üst düzey komuta-kontrol kararlarına odaklanır.
Uçak; hava-hava muharebesi, elektronik harp, hassas taarruz ve ISR gibi görevlere hızla yeniden yapılandırılabilecek esnek bir platform olarak tasarlanmıştır. Collins Sidekick’in entegrasyonu, üçüncü taraf otonomi çözümlerinin uçuş kontrolü ve görev sistemleriyle birleştirilebildiğini gösteren önemli bir adımdır.
Standartlaştırılmış arayüzler, farklı platformlar ve otonomi paketleri arasında birlikte çalışabilirliği destekler. YFQ-42A bu nedenle yalnızca bir hava aracı değil, gelecekteki CCA’lar için farklı “beyinlerin” geliştirilebildiği rekabetçi bir ekosistemin test platformudur. İletişim kaybında açık mimari, son talimatları sürdürme veya önceden tanımlı yedek modlara geçme gibi kademeli yetenek kaybı yaklaşımlarını destekler.
Modüler otonomi yığını, denied/degraded/limited ortamlarda çalışmayı sürdürebilecek yedek davranışların uygulanmasına imkân verir. YFQ-42A’nın alana temel katkısı, tamamlanmış tek bir ürün olmaktan çok açık, rekabetçi ve modüler CCA geliştirme yaklaşımının uygulanabilirliğini göstermesidir.
4YFQ-44A: Modülerlik ve Otonominin Sınırlarını İleri Taşımak
Anduril Industries tarafından geliştirilen ve “Fury” olarak adlandırılan YFQ-44A, CCA konseptinde modülerlik, otonomi ve hızlı iterasyonu ileri taşıyan bir yaklaşımı temsil eder. Platformun en dikkat çekici yönlerinden biri, farklı görev otonomisi yazılımlarıyla çalışabilecek açık sistem yaklaşımıdır; Anduril Lattice ve Shield AI Hivemind gibi farklı otonomi çözümlerinin aynı ekosistemde kullanılabilmesi bu felsefeyi yansıtır.
YFQ-44A da HOTL yaklaşımı altında, güçlü bir devredilmiş otonomi vurgusuyla çalışır. İnsan operatör üst düzey görev hedeflerini belirler; seçilen otonomi sistemi ise bu hedeflere ulaşmak için gereken ayrıntılı taktik icrayı planlar. Platform, F-35 gibi insanlı savaş uçaklarına ek sensör, elektronik harp desteği ve silah kapasitesi sağlayan bir kuvvet çarpanı olarak tasarlanmıştır.
Görev seviyesi otonominin daha düşük maliyetle sunulması, güvenliği artırırken “affordable mass” yaklaşımını destekler. Kaynakta YFQ-44A’nın AIM-120 ile canlı atış gerçekleştirdiği ve böylece otonom sistemlerin hedef bilgisinden füze fırlatmaya kadar karmaşık angajman zincirine entegre edilebildiğinin gösterildiği belirtilmektedir.
Açık donanım ve yazılım mimarisi YFQ-44A’nın belirleyici özelliğidir. Farklı görev otonomisi sistemleri arasında geçiş yapılabilmesi, platformun yalnızca yazılım güncellemesi almasını değil, operasyonel mantığının farklı otonomi sağlayıcılarıyla değiştirilebilmesini mümkün kılar. Böylece USAF tek bir üretici veya teknoloji yığınına bağımlı kalmadan yeni yapay zekâ çözümlerini entegre edebilir.
Açık mimari, gerçek zamanlı sensör verisi ve elektronik harp desteğinin insanlı kanat uçaklarıyla ve daha geniş muharebe ağıyla paylaşılmasını destekler. YFQ-44A, iletişim bağlantıları bozulduğunda otonom yedek davranışlara geçerek operasyonel kabiliyetini koruyacak şekilde tasarlanmaktadır.
Platform bağlantı kaybında tamamen pasif hâle gelmek yerine önceden planlanmış acil durum davranışlarıyla görevi sürdürebilir veya formasyon içindeki konumunu koruyabilir. Farklı otonomi paketlerini destekleyen yaklaşım, esnek, modüler ve rekabetçi CCA ekosistemi hedefinin önemli bir örneğidir.
5X-BAT ve VENOM: Dayanıklı ve Deneysel Otonomi İçin Uzmanlaşmış Platformlar
MQ-28, YFQ-42A ve YFQ-44A insanlı-insansız takımlaşmayı operasyonel yapıya entegre etmeye odaklanırken X-BAT ve VENOM otonominin sınırlarını test eden daha uzmanlaşmış rollere sahiptir. Shield AI X-BAT, özellikle iletişimin kısıtlandığı ortamlarda yapay zekâ destekli uçuş için tasarlanırken VENOM, F-16’lara uygulanan deneysel bir otonomi kiti üzerinden yapay zekâ pilotlarını gerçekçi koşullarda test etmeyi amaçlar.
X-BAT, Shield AI Hivemind otonomi yazılımını kullanmak üzere geliştirilen VTOL bir savaş uçağı konseptidir. Temel tasarım önceliği GPS ve veri bağlarının karıştırıldığı veya bulunmadığı koşullarda çalışabilmektir. İnsan operatörün rolü büyük ölçüde görev planlama ve kalkış öncesinde üst düzey hedeflerin verilmesiyle sınırlıdır; uçuşta Hivemind seyrüsefer, tehdit algılama ve diğer platformlarla iş birliği gibi görevleri minimum dış yönlendirmeyle yürütür.
Bu yaklaşım, görev yüklendikten sonra çok yüksek düzeyde otonom icraya işaret eder. Sistem yalnızca önceden tanımlı rotaları takip eden bir otopilottan farklı olarak karmaşık operasyonel ortamlarda algılama, karar verme ve eyleme geçme yeteneğini hedefler. İletişimsiz veya kısıtlı iletişim koşullarında görev yapabilmek X-BAT için bir acil durum modu değil, temel tasarım gereksinimidir.
Veri paylaşım yaklaşımı, insanlı bir platformda merkezî füzyondan ziyade platform üzerindeki merkezi olmayan algılamaya dayanır. VENOM ise yeni bir hava aracı değil, mevcut F-16’ları yapay zekâ pilotlarının uçuş yüzeylerini ve itkisini doğrudan kontrol edebildiği test platformlarına dönüştüren deneysel bir programdır.
VENOM’un kontrol mimarisi açık biçimde HOTL modeline dayanır. İnsan pilot sürekli kokpitte bulunur, güvenliği ve nihai yetkiyi korur ve gerektiğinde kontrolü anında manuel olarak devralabilir. Yapay zekâ pilot ise simüle edilmiş muharebe senaryolarında hızlı taktik kararlar verir. Programın temel amacı yeni bir silah konuşlandırmaktan çok yapay zekâ algoritmalarının uçuş performansını doğrulamak ve bu sistemlere güven oluşturmaktır.
Toplanan veriler, yapay zekânın karar verme performansı, tepki süreleri ve uçuş karakteristiklerinin değerlendirilmesine odaklanır. Bu testlerden çıkarılan dersler gelecekteki CCA’ları çalıştıracak yapay zekâ modellerinin geliştirilmesine katkı sağlar. VENOM uçaklarında insan pilot bulunduğundan iletişim veya sistem sorunlarında manuel kontrole dönüş mümkündür.
VENOM, muharebe otonomisinin temel ilkelerinin uçuş ortamında sınandığı ve doğrulandığı bir deney platformudur.
6Sentez ve İnsanlı-İnsansız Takımlaşma İçin Stratejik Sonuçlar
MQ-28 Ghost Bat, YFQ-42A, YFQ-44A, X-BAT ve VENOM programlarının karşılaştırılması, insanlı-insansız takımlaşmada tek bir kontrol mimarisi bulunmadığını gösterir. Programlar düşük iş yüklü entegre yetki devrinden iletişimsiz ortamda bağımsız operasyona kadar uzanan farklı yaklaşımlar sergiler. Ortak eğilim ise adım adım uzaktan kontrolden hedef odaklı taktik yetki devrine geçiştir.
İnsan operatör giderek daha fazla “devriye uç”, “hava savunmasını bastır” veya “hedefe angaje ol” gibi üst düzey hedefler verirken otonom sistem bu hedefe ulaşmanın taktik yolunu belirlemektedir. Bu yaklaşım insanın tek tek araçları yönetmek yerine birden fazla platformdan oluşan takımları yönetmesini sağlar. MQ-28’in az sayıda üst düzey komutla görev icra etmesi, YFQ-42A’nın üçüncü taraf otonomi yazılımı kullanması ve YFQ-44A’nın ayrıntılı icrayı otonomi sistemine bırakması bu dönüşümün örnekleridir.
İkinci temel eğilim, özellikle USAF CCA programında açık mimari ve modülerliğin stratejik önem kazanmasıdır. YFQ-42A ve YFQ-44A yalnızca hava araçları değil, farklı otonomi çözümlerinin geliştirilebildiği rekabetçi platformlardır. A-GRA ortak bir geliştirme ve test zemini sağlayarak tek bir üreticiye bağımlılığı azaltmayı amaçlar.
MQ-28 gibi daha derin platform entegrasyonuna dayanan yaklaşımlar da yüksek birlikte çalışabilirlik sağlayabilir. Ancak genel amaç, ticari yapay zekâ ve yazılım gelişmelerinden yararlanarak inovasyonu hızlandırmak ve maliyeti kontrol altında tutmaktır. Analiz ayrıca “otonomi”nin tek bir kabiliyet olmadığını, göreve göre farklılaşan bir spektrum olduğunu göstermektedir.
X-BAT en ağır erişim ve iletişim engelleme koşullarında beka ve görev devamlılığına; YFQ-42A ve YFQ-44A insan komutan gözetiminde güvenilir ve modüler takımlaşmaya; MQ-28 ise gelişmiş sensörlere sahip insanlı bir platformun düşük iş yüklü ajanı olmaya odaklanır. VENOM ise insanlı bir test ortamında yapay zekâ pilotlarının sınırlarını ve güvenilirliğini ölçer. Dolayısıyla farklı görev ihtiyaçları için tek bir “doğru” otonomi mimarisi yerine farklı uygun çözümler bulunmaktadır.
| Özellik | MQ-28 Ghost Bat | YFQ-42A | YFQ-44A | X-BAT | VENOM |
|---|---|---|---|---|---|
| Birincil Rol | Loyal Wingman / Ajan | İş Birlikçi Muharip Uçak (CCA) | İş Birlikçi Muharip Uçak (CCA) | Otonom Uçuş Test Platformu | Yapay Zekâ Pilot Test Platformu |
| Kontrol Paradigması | Üst Düzey Hedef Yetki Devri | Üçüncü Taraf Yapay Zekâ ile HOTL | Yüksek Modülerlik ile HOTL | Yüksek Otonomi, Platform Üzeri Yapay Zekâ Pilot | HOTL Denetimi |
| Temel Otonomi Yazılımı | Dahili / Tescilli | Collins “Sidekick” | Anduril “Lattice” & Shield AI “Hivemind” | Shield AI “Hivemind” | VENOM Autonomy Kit |
| Veri Paylaşım Modeli | Master-Slave (Manned as Brain) | Açık Mimari (A-GRA) | Açık Donanım/Yazılım Mimarisi | Merkezi Olmayan / Platform Üzeri Algılama | Performans Metriği Toplama |
| İletişim Kaybı Tepkisi | Önceden Programlanmış Acil Durum Planları | Kademeli Yetenek Kaybı / Yedek Modlar | Uyarlanabilir Yedek Davranışlar | Core Design Özellik (Operates in Denial) | Manuel Kontrole Dönüş |
Temel dönüşüm, uzaktan kontrolden taktik yetki devrine geçiştir. İnsan operatörler her insansız uçağı manuel olarak uçurmak yerine giderek daha fazla görev hedefleri atıyor.
Otonomi tek tip bir model değildir. MQ-28 düşük iş yüklü entegrasyonu, CCA prototipleri modülerliği, X-BAT erişimin kısıtlandığı ortamlarda çalışmayı, VENOM ise yapay zekâ pilotlarının güvenli biçimde doğrulanmasını öne çıkarır.
Açık mimari ve insanın denetim yetkisi ortak temalar olarak öne çıkıyor. Uçak taktik düzeyde “nasıl” sorusunun daha büyük bölümünü üstlenebilir; ancak görev niyeti ve müdahale yetkisi insanda kalır.
